Merkürle beraber gerilemek… ‘Uçuşumu ertelemeliyim… Ticaret yapmamalıyım… Terfi işini ertelemeliyim…’

ABD, Baltimore’da sigorta eksperliği yapan Brian McManus, Philadelphia’ya taşınma planlarını en hızlı şekilde hayata geçirmeye çalışıyor. Hızlı hareket etme istediğinin ardında yatan sebep ise yeni bir iş veya ev kiralamayla ilgili bir konu değil.

28 yaşındaki Brian, Merkür gerilemeye başlamadan taşınma işini halletmek, hayatını düzene sokmak istiyor. 

Merkür retrosu da denen Merkür gerilemesi, inanan kişilerin iletişim kopukluklarından hayata geçmeyen iş anlaşmalarına, patlayan tekerleklerden bozulan bilgisayarlara kadar her türlü karışıklığın sebebi gördüğü bir astrolojik olgu.  

Onlardan biri olan Brian, aslında ev aramaya Ocak ayında başladı ancak verdiği tekliflerin hiçbiri başarılı olamadı. Bunun sebebinin 2022 yılının ilk Merkür gerilemesi olabileceğinden şüphelenen(!) Brian, ev arama konusunu bir süreliğine askıya aldı.

Merkür gerilemesi Şubat ayında sona erdikten sonra yeniden ev arayışına başlayan Brian şimdilerde Mayıs’a kalmadan işlerini halledebilmek için olabildiğince acele ediyor.

Brian, “Merkür gerileme tarihinden önce ev bulmayı umuyorum. Böylece olası aksilikleri yaşama riskinin önüne geçmek istiyorum” diyor.

Peki Merkür gerilemesi tam olarak ne anlama geliyor?

“Astrolojide gerileme yani retro hareketi gezegenin dünyadan gözlemlendiğinde geriye doğru hareket etmesidir. Gezegenin hızının yavaşlamasıdır” diyen Uzman Astrolog Aygül Aydın, sorunun cevabını şöyle detaylandırıyor:

“Merkür iletişim, örgütlenme, öğrenme ve hafızamızı yöneten gezegendir. Merkür gerilemeye başladığında hızlı hareket eden günlük aktivitelerimiz yavaşlamaya başlar. Zihinsel olarak daha ağır ve güven arayışı içerisinde algı eşiğimiz oluşur. Merkür gerilemesinde eksik ve yarım kalmış olan parçalar tamamlanır.”

BU YIL DÖRT RETRO YAŞANACAK

En yaygın astrolojik olaylardan biri olan Merkür gerilemesi, astroloji meraklıları tarafından fazlasıyla önemseniyor. Bazıları, gezegenlerden kaynaklandığına inandıkları kaostan kaçınmak için programlarını buna göre düzenliyor.

Hayatlarını Merkür retrosuna göre planlayan için şimdi takvim daha da zorlaşıyor. Her yıl üç kez yaşanan gerileme bu sene dört kez gerçekleşecek. En yakın gerilemenin 10 Mayıs ile 2 Haziran arasında gerçekleşmesi bekleniyor.

2022 yılı Merkür retrosu tarihleri şu şekilde: 14 Ocak – 6 Şubat, 10 Mayıs – 4 Haziran, 9 Eylül – 3 Haziran, 29 Aralık – 20 Ocak 2023

Merkürle beraber gerilemek... ‘Uçuşumu ertelemeliyim… Ticaret yapmamalıyım… Terfi işini ertelemeliyim…’

2022 yılı Merkür retrosu tarihleri şu şekilde: 14 Ocak – 6 Şubat, 10 Mayıs – 4 Haziran, 9 Eylül – 3 Haziran, 29 Aralık – 20 Ocak 2023

MERKÜR GERİLEMESİ TERFİ İSTEĞİNİ ERTELETTİ

Gerilemenin etkilerine inananlar şimdiden birçok işlerini hızlandırmış ya da iptal etmiş durumda.

O isimlerden biri de Julea Lam. Kaliforniya’da bir otel resepsiyonisti olan Julea, yılın başından beri kariyerine odaklanıyor ve bir süpervizör olarak daha fazla sorumluluk almak istiyordu. Ancak yıldız haritasına baktığında, patronuyla konuşmak için bir adım atmadan önce Merkür gerilemesinin geçmesini beklemenin daha iyi olacağını düşündü.

Julea, “Gerileme dönemi bitene kadar terfi isteme konusunu erteleyeceğim. Bunu doğru bir şekilde zamanlamak için çok uğraşıyorum” diyor.

Aygül Aydın: Kişisel doğum haritası verisi çalışma alanı ve iş ortaklıkları gibi özel konularda eğer doğru kişi tarafından yorumlanıp, iletişime geçmek için uygun zaman olmadığı varsayımı ortaya çıkmış ise doğru bir adım olarak değerlendirilebilir. Şartların zorlandığı zamanlarda hiç konuşmamak gibi bir seçenek yerine o an ki gökyüzü dizilimine uygun bir iletişim dili takınarak istek ve düşünceler açıkça ifade edilebilir.

‘YENİ KURALIM RETRO VARKEN TİCARET YAPMAMAK’

Yıldız haritalarını takip eden Chicago’dan Susan Gidel, 2020’de yaşadığı ticaret aksaklığı için Merkür retrosunu suçluyor. 66 yaşındaki Gidel, günde 1000 dolar kaybettiğini anlatıyor ve “Sonunda yeni bir kişisel ticaret kuralı edindim; Merkür gerilemesinde ticaret yapmamak” diyor. 

Psikolog Ezgi Acar Şirin: Özellikle pandemi, kriz ortamları, afetler, bilinmedik ve ani gelişen olaylar karşısında kendimizi güvende hissedebilmek için daha fazla kontrol, daha fazla öngörülebilirlik talep ediyor olabiliriz. Bu da bizlerin farklı verileri hayatımıza almamıza, yorumlamamıza ve bunlara göre hareket etmemize sebep oluyor olabilir. Hatta inandığımız sistem her ne olur ise olsun, algıda seçiciliğimiz artarak, söylenilen, anlatılan üzerinden hayatımızı paradigmasal bir değerlendirmeye tabi tutuyor ve hep söylenenlerin gerçekleşmesi üzerinden inancımızı derinleştiriyor olabiliriz.

İŞ TEKLİFİNİ ASKIYA ALDI

Benzer örneklere ülkemizde de çokça rastlamak mümkün. İstanbul’da bir ajansta sosyal medya uzmanı olarak görev yapan Başak Ö., 2022 yılının ilk Merkür gerilemesi zamanında bir üst pozisyon için teklif aldı. Ekibin başına geçmesi istenen Başak, “Haber güzel ama tarihler çok riskliydi. Ocak ayındaki Merkür retrosunun tam içindeydik. Müdürüme bu teklifi düşünmem için bana biraz zaman vermesini rica ettim. Aslında zaman düşünmek için değil, gerilemenin bitmesini beklemek içindi” diye anlatıyor.

Başak, herhangi bir aksilik yaşamamak, doğru adım atmak adına gerileme sırasında işi kabul etmek istemedi. Neyse ki müdürü ona istediği zamanı tanıdı ve gerileme sonrası yeni pozisyonu kabul etme şansı buldu.

SPORA BAŞLAMAK İÇİN DOĞUM HARİTASINA BAKTI

Astroloji meraklıların önemsediği tek olay Merkür gerilemesi değil elbette… Onlar için Ayın geçişleri, doğum haritaları ve gezegenlerin hareketleri de pek çok şey ifade ediyor.

Buna bir örnek isim Zeynep Akçay… Sıkı bir zayıflama sürecine girmek isteyen Zeynep, doğru zamanı belirlemek için doğum haritasına baktı. Jüpiter’in aldığı açıya göre karar veren, diyet ve spora başlayan Zeynep hızlıca kilo vermeye başladığını söylüyor.

Zeynep aynı zamanda ‘ayın boşlukta olduğu’ tarihler konusunda da oldukça hassas. Bu tarihlerde asla hiçbir şey yapmıyor, girişimde bulunmuyor, bir konuda karar almıyor.

AYIN BOŞLUKTA OLDUĞU ZAMANLAR HİÇBİR ŞEY YAPMIYORLAR

Yakın arkadaşlar Gizem Güneş ve Müge Bolatkale de ayın boşlukta olduğu tarihlere aşırı dikkat ediyor. Öyle ki, hayatlarındaki tüm planları ayın boşlukta olmadığı zamanlarda yapıyor.

Yılın bazı günlerinde ay, hiçbir burçta olmuyor. Ay Koç burcunda, Başak burcunda vs. denemiyor. Bu da ‘ayın boşlukta olması’ anlamına geliyor. O zamanların bir işe başlamak için doğru zaman olmadığına inanan yakın arkadaşlar, “Biz buna nasıl kanalize olduysak artık ay boşluktayken istesek de bir işe başlayamıyoruz” diyorlar.

KUAFÖRE GİTMEK İÇİN GÖKYÜZÜNE BAKIYOR

Terazi burcu olan Müge’nin bir diğer hassas olduğu konusu ise saçları. Kuaföre gitme tarihini bile gökyüzüne göre seçen Müge, saçlarını sadece ay Aslan burcundayken yaptırıyor. Bunun sebebini ise “Aslan burcu ihtişam, şaşalı dış görünüş demek. Ben de kuaför ziyaretlerimi buna göre ayarlıyorum ve salondan her zaman mutlu ayrılıyorum” diye anlatıyor.

DOKTORA SINAVI İÇİN JÜPİTER’İ BEKLİYOR

Şikago’da yaşayan Emir D’nin mayıs ayında doktora yeterlilik sınavına girmesi gerekiyor. Ancak Emir, sınav zamanını seçebilmek için Jüpiter’in Koç burcuna geçmesini bekliyor. “Çünkü Jüpiter Koç burcuna girdiğinde aynı zamanda benim de kariyer evine girmiş olacak” diyen Emir neden önemli olduğunu ise şöyle anlatıyor:

“Jüpiter bir şans gezegeni olduğu için kariyerimde de bana şans getireceğini öngörüyorum. Bu sebeple doktora yeterlilik sınavıma tam Jüpiter’in Koç’a geçtiği tarihte girmeyi planlıyorum.”

‘TOPLUMSAL OLARAK BİRAZ ABARTIYORUZ’

Tüm bu örneklerden yola çıkarak “Hayatı bu şekilde yaşamak ne kadar doğru?” diye sorduğumuz Astrolog Aygül Aydın, “Her olayı astrolojinin üzerine atmadan kişisel irademizi göz ardı etmeden hayatlarımızda kullanmalıyız” diyor ve ekliyor:

Astroloji bilen insanın yaşam kalitesi yükselir. Fakat biz toplumsal olarak bunu biraz abartıyoruz. Rutin hayatlarımıza etki eden sistemsel parçalara ihtimaller ölçüsünde müdahale ederek olumsuz bir etkiyi kırmaya olumlu bir etkiyi ise fırsat olarak görüp en yüksek performansta yararlanmaya çalışarak astrolojiyi hayatlarımızda kullanırız. Günlük yaşantımızı aksatmadan o dönemde olması gereken etkileri göz önüne alarak hareket etmek her zaman bize kazanç sağlar.

BİR DE PSİKOLOJİK KISMI VAR…

İşin astrolojik boyutu bu şekilde… Peki ya psikolojik boyutu nasıl?

İnsanlar neden gökyüzü hareketlerine göre planlar yapıyor, bazı durumları öngörebilmek için uğraşıyor ya da olası aksiliklerin önüne geçmek için çabalıyor?

Psikolog Ezgi Acar Şirin, “İnsanın en temel ihtiyaçlarından biri kendini güvende hissedebilmektir. Varoluş sürecimizden itibaren hayatımızı bu ihtiyacımıza göre yönetiyor ve bilinir, güvenilir, öngörülebilir kılabilmek için çalışıyoruz. Bilimsel pek çok alan da bu ihtiyacımız ile ortaya çıkıyor ve bugünkü tüm çalışmalar hayatı bilinir kılmak üzerine devam ediyor” diyor.

Tüm bunların da kendini güvende hissedebilmekle bağlantılı olduğunun altını çizen Şirin, “Konu ister bilimsel veriler ister inanç sistemleri ister astroloji olsun ihtiyaç duyduğumuz güven, merak ve bunlara eşlik eden kontrol, öngörebilme, çıkarımda bulunabilme, bilinir kılabilmeyi karşılamak üzerine yapılanır. Günün sonunda hayatlarımız bu çerçevelerle ile şekillenir ve hayatlarımızı sürdürürüz” ifadelerine yer veriyor.

‘BUNUN ADI SORUMLULUKTAN KAÇMAKTIR’

Dr. Uzman Psikolog Serap Duygulu da tıpkı Ezgi Acar Şirin gibi, öngörebilme duygusundan bahsediyor, “İnsan var olduğundan beri söz konusu olan iki durum vardır; geleceği öngörebilmek ve kendimiz dışında gelişen olayları bir şekilde yönetebilme arzusu” diyor.

Astrolojiye inanmak, gökyüzünü takip etmek gibi durumlar normaldir. Fakat hayatınızı buna göre konumlandırıyorsanız bunun adı ‘sorumluluktan kaçmak’ olur” diyen Duygulu astrolojiye ‘aşırı bağlı’ olma durumu hakkında şunları söylüyor:

Eğer her şeyi astrolojiye göre planlıyorsanız, “ben acaba sorumluluktan bunalıyor muyum? Sorumlulukları başka bir yere mi devretmek istiyorum?” diye sormanız gerekebilir.

Bütün hayatını gökyüzü hareketlerine göre planlamanın psikolojideki karşılığını sorumluluk almaktan kaçmak olarak tanımlayabiliriz.

Bütün hayatınızı gezegenlerin hareketlerine, yıldızlara vs. göre belirlerseniz, o zaman siz kendi hayatınızın neresindesiniz? Sizin kararlarınızın etkisi, gücü nedir?

‘HAYATIN DOĞAL AKIŞINA MÜDAHALE ETMİŞ OLUYORSUNUZ’

Sıkıntılı olan şudur; çocuğunuzun doğumu 6 Mayıs’ta gerçekleşecekken siz bunu gökyüzü hareketlerine göre öne veya sonraya alıyorsanız, hayatın doğal akışına müdahale etmiş oluyorsunuz.

Hem müdahale edip çocuğunuzun doğum tarihini bile değiştirme gücünü kendinizde bulurken öte yandan da bir takım başka etkenlerin sizin hayatınızı belirleyeceğini düşünüyorsunuz. Bu çelişki değil midir?

Mesela “arabam Merkür retrosu yüzünden bozuldu” diyenler var. Burada kişi “Ben arabamın gerekli bakımlarını yaptırmamış olabilirim”, “Var olan problemi göz ardı etmiş olabilirim”, “Acaba arabayı dikkatli kullanıyor muyum?” demek ya da sormak bunu kabul etmek yerine, tüm suçu/sorumluluğu Merkür retrosuna yüklüyor. Bunun adı da aslında bir noktada ‘kolaycılık’ oluyor.

 Tabii ki kimseyi tanımadan, hayatını bilmeden ‘psikolojik bir sorun’ etiketi yapıştıramayız. Burada söyleyebileceğim şey psikolojik sorundan ziyade, az önce de bahsettiğim gibi sorumluluk almak, kendi hayatını değiştirme gücünü başka bir yere ihale etmek durumudur. Bu durumda da herhangi bir olumsuzluk olduğunda onunla yüzleşmekten kaçınıp, “Zaten gezegenler şu konumdaydı, Merkür geriliyordu” diye düşünüp, olumsuzlukları buna yüklemek sonucu ortaya çıkıyor.

Ezgi Acar Şirin: Bazılarımız konuyu okuyor, duyuyor, öğreniyor ve hayatına devam edebiliyorken; bazılarımız kendi kişisel ihtiyaçları sonucunda daha fazla önem veriyor ve hayatını buna göre şekillendiriyor olabilir. Bu durumun derecesi; kişilik özellikleri, alışkanlıklar, dönemsel ihtiyaçlar ve varsa ruhsal bozuklukların şiddeti ölçüsünde farklılık gösterebilir. Hayatlarımızı sürdürürken güvende hissetmek, hayatı bilinir kılmak ve geleceği öngörebilme ihtiyacımız neticesinde bu yönelimlerimizin arttığını unutmamız gereklidir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.