Hazal Benli: Selin’in sınırları yok

* Kanal D’nin “Seversin” dizisine dahil oldunuz. Proje hakkında neler söylemek istersiniz?
– Bu benim ilk yazlık işim. Romantik komedilere pek sıcak bakmıyordum eskiden, hikayeleri klişe buluyordum. O yüzden daha önceki işleri kabul etmedim. Ama “Seversin” bu konudaki fikirlerimi değiştirdi. Tam da “bu klişe” dediğim dizilerin mizahının yapıldığı bir hikaye çünkü.
Senaryoyu okurken tabiri caizse yağ gibi aktı. Normalde bana senaryo geldiğinde birkaç sahneyi okuduktan sonra ne zaman biteceğini anlamak için kaç sahne kaldığına bakar, okumayı bir çırpıda bitirmezdim. Bu işte tam tersi oldu. Hatta sonuna geldiğimi fark ettiğimde kendime hayret ettim.

AŞK DEĞİL ELDE ETME ARZUSU

* Sonra?
– Sonrasında menajerimle projenin detaylarını konuştuğumda diziyi Serdar Gözelekli’nin yöneteceğini öğrendim ve gözüm kapalı kabul ettim. Bu projeyi ve karakterim Selin’i daha okuduğum ilk anda zaten çok sahiplendim.

* Nasıl biri Selin?
– Selin başarılı, özgüveni yüksek, zeki, çekici genç bir işkadını. Bu zamana kadar Tolga Tuna hariç istediği her şeye ve herkese sahip olduğu için ona saplantılı bir şekilde âşık. Tabii ben buna aşk değil, elde etme arzusuyla yanıp tutuşmak diyorum. Bu yolda önüne çıkabilecek tüm engelleri ve kişileri kırıp dökerek ilerleyecek kadar hırslı, aynı zamanda kurnaz. Selin’in pek sınırları yok, o nedenle ben de olacakları heyecanla bekliyorum.

Hazal Benli: Selin’in sınırları yok

MOTİVASYONUMU HİÇBİR ŞEY BOZAMAZ

* Kariyerinizin başına dönüp baktığınızda yolculuğunuzdan memnun musunuz? İleriye yönelik hedefleriniz neler?
– Bu mesleğe ilk başladığımda, merdivenleri birer birer ama sağlam adımlarla çıkmak istediğimi söylemiştim kendime. Öğrenmenin ve gelişmenin sonu yok. Yapacağım şeyleri ya hakkıyla yapmak ya da hiç yapmamak isterim. Bu konuda gri yok bende. Bu zamana kadar da çok güzel işlerde yer aldım. Her biri bir öncekinden daha yükseğe taşıdı beni. Sen enerjini ve emeğini sadece istediğine hakkıyla verdiğin sürece, evren de doğru zamanda en hayırlısını karşına çıkarır. Kısacası kariyerimin gidişatından, hayatımdan ve de kendimden çok memnunum.

* Peki iş konusunda sizi en çok destekleyen kim oldu?
– Bu yolda en büyük destekçilerim annem ve babam. Çocukluğumdan beri isteklerime en büyük desteği onlar verdi. Sorgusuz sualsiz. Kalkıştığım her işte en az benim kadar heyecanlı ve istekliler. Bu o kadar büyük bir şans ki. Her an onların varlığına şükrediyorum.

* Zorlandığınız anlarda kendinizi nasıl motive ettiniz?
– Genel olarak hiçbir şeyin motivasyonumu bozmasına izin vermem, kendimin bile. Her koşulda olumlu tarafı görmeyi beceririm, baş edecek yeni bir yöntem bulurum.

ŞARKI SÖYLE DİYE BASKI YAPIYORLAR

*Opera ve şan bölümünden mezunsunuz. Bu alanda çalışmalar yapmayı planlıyor musunuz?
– Operayla ilgili bir şey yapmayı düşünmüyorum. İstemiyorum da. Ama çevremde özellikle ailem ve arkadaşlarımdan şarkı söylemem gerektiğiyle ilgili büyük bir baskı var. Önceleri pek sıcak bakmıyordum buna. Ama artık bu konuda eskisi gibi katı değilim. Hayat beni o yöne de sürüklerse, karşıma güzel bir fırsat çıkarsa tabii ki değerlendirmeyi düşünürüm. Neden olmasın?

AŞK MI? TEKRAR ALMAYAYIM

*Aşkı nasıl tanımlarsınız? Aşk sizi nasıl biri yapar?
– Aşk oksitosin, vazopressin ve dopamin hormonlarının artması sonucu bizi akıl sır ermeyecek durumlara sokmasıyla bilinen çok güzel ama bence çok da tehlikeli bir hâl! Ben bu hormonlara kapılıp sınır tanımayan, mantıksız yani bambaşka bir insan olmuştum. Tekrar almayayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.