Çocuğuyla aynı yatağı paylaştığı için eleştirildi… Ne kadar doğru? Uzmanlar yanıtladı…

Güncelleme Tarihi: Ağustos 13, 2022 14:53

Alışılmadık ebeveynlik tarzıyla tanınan Alicia Silverstone geçtiğimiz günlerde ‘The Ellen Fisher Podcast’ programında yaptığı açıklamalarla bir kez daha gündemde yerini aldı. Silverstone programda, hâlâ 11 yaşındaki oğlu Bear ile uyuduğunu söyledikten sonra gerek uzmanların gerekse hayranlarının eleştirilerine maruz kaldı.

Silverstone, “Yaptığım şeyleri ben keşfetmiyorum ve bunların hiçbirini de ben uydurmadım. Bunlardan kendime pay çıkarmak isterdim ama ne yazık ki ben sadece doğayı takip ediyorum” dedi.

Oyuncu, 2012 yılında o zamanlar bir yaşında olan oğlunun mamasını çiğneyerek ona yedirdiğini itiraf ederek dikkatleri üzerine çekmiş, sert tepkiler almıştı.

2014 yılında yayımlanan ‘The Kind Mama’ adlı kitabında ise bebeği beşikte uyutmayı ihmal olarak nitelendiren Silverstone, “Vahşi doğada olsaydınız ve bebeğinizin sizden uzakta uyumasına izin verseydiniz, onu yerlerdi” diyerek, birlikte uyumayı bir kez daha savunmuştu.

Silverstone, aynı kitapta aşı karşıtı olduğunu, oğlunu sağlıklı tutmak için aşılatmak yerine vegan beslediğini ve çocuğunun hiç hasta olmadığını da iddia etmişti.  

Alicia Silverstone, New York Times’a verdiği bir röportajda oğluyla hala birlikte banyo yaptıklarını itiraf etti.

Silverstone, gelen tepkilerin üzerine ebeveynlik biçiminin ‘sevgi dolu bir anne’ tarzı olduğunu iddia etse de pek çok uzman buna katılmıyor.

Uzmanlar aşırı bağımlı ebeveynlik tarzının sınır sorunlarına yol açabileceğini söylerken, ebeveyn ile birlikte uyumanın çok daha küçük yaşlarda bırakılması gerektiğini savunuyor. 

Peki ebeveynlerin çocuklarıyla aynı yatağı paylaşması uygun mu?

Çocuğuyla aynı yatağı paylaştığı için eleştirildi... Ne kadar doğru Uzmanlar yanıtladı...

Çocuk Hastalıkları Uzmanı Dr. Melis Bayram Şirinoğlu, Uzman Psikolog Elif Saydam ve Psikolog-Uyku Eğitmeni Tuğçe Yılmaz’ın bu soruya verdikleri yanıtlar aşağıda…

BİRLİKTE UYUMAK YANLIŞ AMA İSTİSNALAR OLABİLİR

Ebeveyn ve çocuğun aynı yatakta yatmasını doğru bulmadığını söyleyen Yılmaz, “Ebeveyniyle uyuyan çocuklar kesinlikle daha bağımlı bireyler oluyorlar. Uyku sorunları geliştiriyor ve sürekli bir destek arayışında oluyorlar” diyerek bazı istisnalar olabileceğinin altını çizdi:

“Bazı dönemlerde eğer travmatik bir süreçten geçiliyorsa, bebeğin ya da çocuğun buna ihtiyacı olduğu gözlemleniyorsa, takip eden uzmanın böyle bir tavsiyesi varsa dönemsel olarak birlikte uyunabilir.”

Saydam da Yılmaz’ı destekleyerek, “Çocuğun ebeveyn ile uyuması bireyselleşmesini, kişiliğini ve cinsel gelişimini olumsuz yönde etkiler. Çocuğun anne babasından ayrı olarak kendi yatağında uyuması bağımsız birey olma adına atılan ilk adımdır. Ebeveynle aynı yatağı paylaşmak çocuktaki bağlılık duygusunu artırıp, bağımlılığa kadar gidebilir” ifadelerini kullandı.

SEVGİ BAĞI İLE İLİŞKİLENDİRİLMEMELİ

Ebeveynler aradaki sevgi bağını kuvvetlendirmek adına çocuklarını uykularında bile yanından ayırmak istemiyor. Ancak uzmanlar buna pek de katılmıyor.

Birlikte uyumakla sevgi bağını asla ilişkilendirmediğini ifade eden Yılmaz, “Sevgi bağı gün içerisinde iletişimle, temasla, şefkatle ve koşulsuz sevgiyle gelişen bir bağ. Bunu uykuya indirgemek kesinlikle yanlış bir yaklaşım olur” dedi.

Saydam, birlikte uyumanın ara ara yapıldığında sevgi koridorunu sağlamlaştırabileceğini vurgulayarak, “Sürekli yapılırsa bu, çocuğun kişisel gelişimini olumsuz etkiler. Sadece çocuk duygusal desteğe çok ihtiyaç duyarsa sık sık tekrarlanmamak üzere anne baba yanında uyumalı” açıklamasında bulundu.

UYKU BOZUKLUKLARINA ZEMİN HAZIRLAR

Birlikte uyumanın çocuğun kişisel gelişiminin yanı sıra uyku kalitesini de büyük ölçüde etkilediğini vurgulayan Yılmaz, “Çocuk destekle uyumaya alışır ve kendi kendine uyuma becerisini geliştirmediği için sürekli o desteği arar. Destekli uyku da haliyle uyku kalitesini düşürür. Ebeveyn için de çocukla aynı yatakta yatmak uykudayken bile sürekli kontrollü olmak anlamına gelir. Bilinçaltınıza verdiğiniz bu mesajla yattığınız uyku tedirgin ve huzursuz geçer. Bu da uykusuzluğa ve ilerleyen dönemlerde uyku bozukluklarına zemin hazırlar” ifadelerini kullandı.

Çocuğuyla aynı yatağı paylaştığı için eleştirildi... Ne kadar doğru Uzmanlar yanıtladı...

BİRLİKTE UYUMAK RİSKLERİ DE BERABERİNDE GETİRİR

Şirinoğlu ise konuyu çocuk sağlığı açısından değerlendirerek, “Çocukların herhangi bir yaş aralığında ebeveynleri ile aynı yatağı paylaşmalarını önermiyoruz. Bebek ile ebeveynlerin aynı odayı paylaştığı dönemde bile yataklar ayrı olmalı. Bebek ile ebeveynlerin aynı yatağı paylaşmalarının ‘Ani Bebek Ölümü Sendromu’nu, boğulma ve ezilme risklerini belirgin olarak artırdığı biliniyor. Çünkü uyku esnasında farkında olmadan anne ya da baba vücudunun herhangi bir kısmı ile bebeğin solunum yollarını tıkayabilir ve sonuç olarak bebek nefessiz kalabilir” ifadelerini kullandı.

Amerikan Pediatri Akademisi bebeklerin odalarının 6 aylık itibari ile ayrılabileceğini ancak tercihen 1 yaş sonrası ayrılmasını öneriyor.

BUNLARI DENEMEDEN PES ETMEYİN!

‘Çocuk ebeveyn ile uyumaya alıştıysa, ayırmak için neler yapılabilir?’ sorusunu yönelttiğimiz Saydam, şu önerilerde bulundu:

–İlk adım çocukla konuşmak olmalıdır. Bu konuşmada, ona kendine ait bir odasının ve yatağının olduğunu, büyüdüğünü, kendi yatağında yatması gerektiğini anlatın.

–Çocuğunuzun odasında vakit geçirmesini sağlayın. Bunu odasına beraber birkaç oyuncak, yatağına yastık veya aksesuar koyarak oluşturabilirsiniz.

–Anne ve babasının yanında uyumaya alışmış bir çocuk ilk başlarda kendi odasında uyumakta güçlük çekebilir. Kısa bir süre için çocuğunuz uyuyana kadar yanına yatabilir, çocuğunuz uykuya daldıktan sonra kendi yatağınıza geçebilirsiniz. Çocuğunuzu rahatlatmak için uykuya dalmadan önce sohbet edebilir ya da masal okuyabilirsiniz.

–Uykusundan uyanıp yanınıza gelen çocuğunuzu mutlaka yatağına geri götürmelisiniz. Tekrar uykuya dalana kadar yanına uzanabilir ya da yanında oturabilirsiniz.

–Uyumadan önce rutinler oluşturun. Elini yüzünü yıkama, dişlerini fırçalama, pijamalarını giyme, sarılma gibi uyku öncesi davranışları alışkanlık hale getirin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir