‘AİHM kararlarına uyuyoruz’

Güncelleme Tarihi: Ağustos 11, 2022 07:00

ADALET Bakanı Bekir Bozdağ, “Adalet yok diye bağıranların gündeme getirdiği dava sayısı beş, fazlasını sayan çıkmıyor. O beş tanesini de bilmiyorlar. Dosyayı, delilleri bilmiyorlar” açıklamasını yaptı.

SADECE 4’ÜNÜ KABUL ETTİLER

Bakan Bozdağ, 13. Büyükelçiler Konferansı’nda konuştu. Bozdağ, “Terör suçlarından AB üyesi ülkelerden 893 talebimiz olmuş. Bunlardan sadece 4’ünü kabul etmişler, 500’ünü reddetmişler” bilgisini paylaştı.

UYMA ORANIMIZ YÜZDE 87

Türkiye’nin AİHM kararlarına uymayı taahhüt eden ülkeler içerisinde oran itibarıyla en yüksek oranda uyan ülke olduğunu belirten Bozdağ, “AİHM kararlarını uymayı ve uygulamayı taahhüt eden ülkelerin uyma oranı yüzde 80.14’tür. Türkiye’nin uyma oranı yüzde 87.90’dır” dedi ve şunları söyledi:

KAVALA KARARI UYGULANDI

“Osman Kavala hakkında AİHM’in verdiği hak ihlali kararını Türk mahkemesi uygulamış ve uymuştur. Başka bir suç nedeniyle tutuklamış ve yargılaması devam etmiştir. Şimdi hüküm özlüdür. Başka bir ihlal iddiası başvurusuna konu olabilir. Önüne geldiğinde de mahkeme bunu değerlendirip karara bağlayabilir ama uygulanmış bir karara ‘uygulanmamış’ diyemez.  

GÖRMEZDEN GELDİLER

Osman Kavala konusunda Türkiye kararı uyguladığı halde Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’ne müracaat edildiğinde, Bakanlar Komitesi yıllar yılı bekleyen bu dosyaların hepsini görmezden geldi. Nerede adaletleri? Hemen toplandılar, karar aldılar. AİHM’e görüş sordular.

BİZE KARŞI ADİL DEĞİLLER

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de buna maalesef jet hızı ile karar verdi. Maalesef bize karşı adil ve tarafsız bir yaklaşım ortaya koymadıklarını buradan açıkça ifade etmek isterim. Sadece taraftarlıklarına göre dosyayı görmeden, taraftarlarının yazdıklarına inanarak, o dosyada görev yapan hâkim ve savcıları mahkûm eden yaklaşım ortaya koyuyorlar.”

‘ASIL BAŞARI BARIŞ YAPMAYI BİLMEK’

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Mustafa Şentop da 13’üncü Büyükelçiler Konferansı’nda bir konuşma yaptı. Şentop özetle şunları söyledi:

“Bugünün dünyası içinde yaşadığımız çağ sadece savaşların değil, yoksulluğun, sömürünün, eşitsizliklerin ve insan haysiyetiyle bağdaşmayan her türlü muamelenin kurumsallaştığı ve yazık ki tabileştiği bir zaman dilimi. Dünyanın yüzde 10’unu teşkil eden en zengin sınıf, küresel refahın yüzde 85’ini elinde tutarken günlük 1.9 doların altında bir parayla hayatlarını sürdürmek zorunda kalanların oranı dünya nüfusunun yüzde 8.6’sını oluşturuyor. Üstelik bu oran, salgının etkisiyle bir önceki yıla kıyasla artmış durumda. Şunu açıkça ve yüksek sesle ifadeye mecburuz; göç hareketliliği de dahil insani bütün sorunların esas sebebi küresel sistemin köhne ve işlevsiz yapısıdır. Kimilerine göre milletimizin ayırt edici vasfı, savaş teknolojileri geliştirme ve bunları kararlılıkla uygulama kabiliyetidir. Oysa milletler sadece savaşarak kalıcı başarılar elde edemezler. Nitekim tarihin belli dönemlerinde büyük askeri zaferler kazanmış kimi toplulukların ve kavimlerin zamanla yok olduklarına, etkisizleştiklerine hepimiz şahidiz. Asıl başarı ve kalıcılık sağlayan davranış, barış yapmayı bilmektir. Nitekim, ‘Barışmasını bilmeyen kavga etmesin’ sözü de bize aittir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.